Diş Eti Hastalıkları

fft99_mf4149917Periodontoloji dişi çevreleyen dokuların sağlığıyla ilgilenen uzmanlık alanıdır. Diş kökleri dişetinin altında bulunan çene kemiğine sarılı halde ağızda yer alırlar. Kemikle dişin kök yüzeyi arasında “periodontal ligament” adı verilen, fibroelastik liflerden oluşmuş bir doku vardır. Bu doku, dişler üzerine gelen kuvvetlerin çene kemiğine yumuşatılarak iletilmesini sağlar. Bu yapıların üzerini dişeti ve ağız mukozası örter.
Periodontal hastalık, dişleri çevreleyen yumuşak ve sert dokuları etkileyen iltihabi hastalıklara verilen genel isimdir.
Dişeti hastalılarının en büyük nedeni yetersiz ağız bakımıdır. Günde iki defa kuralına uygun şekilde fırçalanmayan dişlerde plak tabakasınız birikmesi ve dolayısıyla dişeti iltihabının başlaması kaçınılmazdır. Yetersiz ağız hijyeni dışında aşırı sigara tüketimi, genetik yatkınlık, bazı sistemik veya enfeksiyon hastalıkları (HIV+, vb) da periodontal hastalıklara sebebiyet verebilirler.
Dişeti hastalığının erken dönemi “gingivitis”tir. Gingivitis, dişin çevre dokularından sadece dişetinin etkilendiği klinik tablodur. İyi temizlenmemiş diş yüzeyinde biriken plak tabakasındaki bakterilerin, dişetlerini iltihaplandırması ile başlar. Kanama gingivitis başlangıcının en belirgin özelliğidir. Bu dönemde diş etlerinde kırmızılık ve şişlik gözlenmektedir. Bu dönemde ağrıya rastlanmamaktadır. Genellikle yetersiz ağız bakımı sebebiyle olur ve profesyonel diş taşı temizliği ya da evde yapılan düzenli ağız bakımı ile çabuk iyileşme sağlanır.
Gingivitis tedavi edilmezse hastalık periodontitis aşamasına geçer. Periodontitis, bakterilerin etkisi sonucunda diş etinde başlayan iltihabi sürecin, dişi destekleyen dişeti fibrilleri ve alveol kemiğinin yıkıma neden olmasıdır. Sağlıklı dişetinin dişle birleştiği yerde 1- 2 mm ‘lik fizyolojik bir dişeti oluğu bulunur. Periodontitiste, bu oluk zamanla bakterilerin saldırısı sonucu derinleşerek periodontal cebe dönüşür.

Diş Eti Hastalığının Belirtileri

– Ağız kokusu
– Dişlerin sallanması
– Diş etlerinde çekilme
– Soğukta sızlama
– Dişlerin eskisi gibi kapanmaması
– Diş etlerinde fırçalarken kanama
– Dişler arasında yeni oluşan aralıklar
– Diş etlerinde son zamanlarda oluşan şişlik ve kızarıklık
– Dişlerin çürümeksizin yerinden düşmesi

Tedavi

Bütün hastalıklarda olduğu gibi tedaviye erken başlanması çok önemlidir. Dişeti hastalığı gingivitis aşamasında ise profesyonel diş temizliği ve düzenli ağız bakımı yeterlidir. Hastalık periodontitis aşamasına geçmişse, yani cep oluşumu ve kemik yıkımı başlamışsa diş taşı temizliği ve küretaj (kök yüzeyi düzleştirme) tedavisi gerekir. Küretaj tedavisi, dişeti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından 2-4 seansta yapılır. Bu işlem sonunda kök yüzeyi cilalı ve kaygan bir yüzey haline dönüşür. Böylece diş taşının ve bakterilerin yüzeye tutunması engellenmiş olur. İyileşme safhasında dişeti ve kemik arasında yeniden bağlantı olması beklenir. İyileşme süreci 4-6 haftadır.
İlerlemiş periodontitis vakalarında küretajın ardından cerrahi operasyon da (flap) gerekebilir. Bu operasyonda, dişetleri kemik yüzeyine kadar kaldırılır, kök yüzeyleri ve iltihaplı doku artıkları temizlenir, gerekli ve uygun durumlarda diş çevresinde yeniden kemik oluşturmak amacıyla kemik grefti ve membran gibi biomateryallar uygulanarak dişetleri uygun konuma getirilerek dikilir. Dikişler 7–10 gün sonrasında alınır. Flap operasyonları sonrasında iyileşme süreci 6-8 haftadır.
Hekimin uyguladığı mekanik tedavilere ek olarak ağız gargaraları ve sistemik antibiyotik kullanımı gerekebilir.
Teşhis konulduğundan itibaren bütün bu tedavilerin yanında bireyin ağız bakımı da çok önemlidir. Hasta işbirliği içinde olmazsa, uygulanan tedavi yöntemleri başarısız olmaktadır.
Periodontitisli hastalar riskli grupta yer aldıkları ve hastalığın tekrarlama olasılığı bulunduğu için takip çok önemlidir. Hasta düzenli bir şekilde kontrole gitmeli, tedavinin başarı ve etkinliği, hastanın işbirliği içinde olup olmadığı belirlenmeli, ağız bakımı konusunda her seansta bilgilendirilmelidir.
Ağız içinde dişeti iltihabının başlamasına ve ilerlemesine neden olan uyumu bozulmuş, eskimiş dolgular ve protezler değiştirilmelidir. Çapraşıklığın fazla olduğu ağızlarda ortodontik tedavi ile diş dizilimi düzeltilmeli ve daha iyi temizlenebilir yüzeyler elde edilmelidir.